|
-Trabzon
İdarî Teşkilat
Vali: Recep Kızılcık
İstatistikler
Nüfus 848.982
― Şehir nüfusu 490.797
― Köy nüfusu 358.185
Yüzölçümü 4.685 km²
Nüfus yoğunluğu 158,1 kişi/km²
Genel bilgiler
Bölge Bölgesi
Alan kodu 0462
Valilik Web sitesi www.trabzon.gov.tr
Trabzon, Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz bölümünde yer alan
merkezii bir şehirdir.
Karadeniz sahili ile Zigana Dağları arasında yer almakta olup
yüzüölçümü açısından az bir alan kaplar.Batısında Giresun'a bağlı
Eynesil ilçesi, güneyinde Gümüşhane'ye bağlı Torul ilçesi ve Bayburt,
doğusunda da Rize'ye bağlı İkizdere ve Kalkandere ilçeleri, kuzeyi
Karadeniz ile çevrili antik çağ'dan beri varlığı bilinen il ve il
merkezinin adıdır. Şehrin merkez nüfusu 2009 yılına göre
980.523'tur.1935'te 30.000 olan nüfusu 1990'da 361.886'ya, 2000'de
663.949'a, 2007'de 740.569'e çıkmıştır.
Konu başlıkları
1 Coğrafya
1.1 Dereler
2 Nüfus
3 Tarih
3.1 Antik çağ
3.2 Roma ve Bizans
3.3 Trabzon İmparatorluğu
3.4 Osmanlı İmparatorluğu
3.5 Türkiye Cumhuriyeti
4 Toplum ve Kültür
4.1 Halk
4.2 Dil
4.3 Giyim - kuşam
4.4 Müzik ve Halk oyunları
4.5 Mutfak
4.6 Kültürel Yaşam
5 Tarihi-Turistik Yerler
6 Eğitim
7 Notlar
8 Dış bağlantılar
9 Resim Galerisi
Coğrafya
Dar bir sahil şeridinin ardında denize dikey uzanan dağlık bir araziye
sahip olan ilin merkezi Boztepe (antik Minthrion tepesi) üzerine
kurulmuştur. İl topraklarının % 22,4 yayla, % 77,6 si ise tepelerden
oluşmaktadır.
Dereler
Değirmendere (Piksidis), Yanbolu, Fol,Ağasar,İskefiye,Kalenima,
Karadere(Araklı), Küçükdere, Koha, Sürmene (Manahos), Solaklı, Baltacı
deresi,Sera Deresi
Nüfus
Toplam nüfusu 765.127'dur. Bu nüfusun yaklaşık %54'ü şehir ve ilçe
gibi merkezlerde,%46'sı ise kırsal kesimlerde yani köylerde
yaşamaktadır.
2009 - 765.127
2007 - 740.569
2000 - 975.137
1990 - 795.849
1985 - 786.194
1980 - 731.045
1975 - 719.008
1970 - 659.120
1965 - 595.782
1960 - 532.999
1955 - 462.249
1950 - 420.279
1945 - 395.384
1940 - 390.733
1935 - 360.679
1927 - 290.000
Tarih
Antik çağ
Eusebius'a göre şehrin kuruluş tarihini MÖ 756 olmakla birlikte bu
iddia Trabzon'u İstanbul, Roma hatta, genel kanıya göre Trabzon ve
diğer Doğu Karadeniz kolonizasyonunu geçekleştiren Sinop'tan daha eski
bir kent yapmaktadır. Bu durum gerçekse Sinoplular varolan bir kenti
MÖ 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar.
Anabasis'te geçen "Pontos Euksenios kıyısındaki bu şehir Sinope’nin
Kolhis ülkesindeki kolonisidir"ifadesi daha sonra Arrian ve Peripleus
tarafından da onaylanmıştır.[1] Merkezinde Yunanlıların çevre
köylerinde bugünkü Lazların ataları olan Kolhislilerin ve Tsanlar'ın
yaşadığı Trabzon, Antik çağ ve sonrasında Zigana geçidi üzerinden
Ermenistan ve Euphrates civarında üretilen ticari malların takas
edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı
özelliğindeydi. Pontus İmparatoru Mithridates'in Roma İmparatorluğu
ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından Anadolu
topraklarının yanısıra Trabzon'da Roma hakimiyetine girmiştir.
Roma ve Bizans
Pompey'e karşı mücadelesinde Mithridates'e destek vermeyen Trabzon
Roma döneminde ödüllendirilmiş serbest şehir statüsü kazandırılmıştır.
[2] Bizzat kente gelen Arrian, Trapezus’un Roma döneminde güney
Karadenizdeki en önemli liman kenti olduğunu belirtmiştir. Roma
İmparatoru Hadrian döneminde restore edilen kente, Trajan döneminde
Pontus Kapadokyası eyaletinin başkenti olmuş ve yeni bir liman inşa
edilmiştir.[3] Gallianus döneminde bir Germen kabilesi olan Gotlar
tarafından yağmalanmış [4], Justinian döneminde tekarar onarılarak
eski konumunu kaznamıştır. İstanbul’un Latinler tarafından işgali
üzerine Komnenos ailesi,Trabzon'a sığınarak 1461 tarihine Osmanlı
fethine dek sürecek bağımsız bir krallık (Trabzon İmparatorluğu)
kuracaklar, kendilerini Roma İmparatoru ilan edeceklerdi [5]
Trabzon İmparatorluğu
Sümela manastırı, Trabzon 2007Komnenos hanedanından VII. Michael Latin
işgali nedieniyle Trabzon'a gelerek teyzesi Gürcü kraliçesi Tamar'nın
da desteğiyle kendini Roma İmparatoru ilan etmişse de Batı özellikle
Vatikan Trabzon İmparatorunu küçümseyerek "Laz hükümdarı" olarak
tanımlamıştır [6]. Trabzon imparatorları başlangıçta diğer Bizans
(Doğu Roma) imparatorları gibi çift başlı (aetos) figürünü sembol
olarak kullanmışlarsa da Latin işgalinin sona ermesi ve
Konstantinapolis'de yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle,
bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün Trabzon Ayasofya müzesinin
giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü
tercih etmişlerdir. Cenevizliler ile Venedikliler, Moğollar ile
Osmanlılar hatta çeşitli Türkmen (Akkoyunlu kabile federasyonuna
mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını
sürdürebilen bu zengin liman kenti, İstanbul'un fethinden sekiz yıl
sonra (1461) Fatih Sultan Mehmet tarafından Karadeniz'deki çeşitli
beylikler, İtalyan kolonileri ve Kırım'la birlikte ele geçirilerek
İpek yolunun stratejik anahtarının Osmanlı hakimiyetine girmesi
sağlanmıştır.
Trabzon İmparatorluğu, 1265. William R. Shepherd, Historical Atlas,
1911 Osmanlı İmparatorluğu
I. Bayezid’in 1398 de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon
Komnenos Krallığı Osmanlı Devletine yıllık vergi ödemek zorunda
bırakılmıştır. David Komnenos, iktidarı döneminde (1458-1461) vergi
ödemeyi durdurarak, önceden ödediklerini de Akkoyunlu Devleti Sultanı
Uzun Hasan aracılığıyla geri istemiş, Osmanlılara karşı Avrupa’daki
büyük devletlere ittifak önerisinde bulunmuştur. Bunun üzerine Fatih
Sultan Mehmet’in öncülüğündeki Osmanlı Kuvvetleri Bölgeyi kuşatarak,
1461 yılında Trabzon’u ele geçirmiş ve Komnenosların egemenliğine son
vermiştir.
Trabzon, Osmanlı Döneminde önce eyalet ve sancak olarak şehzade ve
mutasarrıflar tarafından idare edilmiştir. İlk sancak beyi Hızır
Bey’dir. 1470 yılında sancak beyliği küçük yaşta Şehzade Abdullah’a
verilmiş; Abdullah, annesi Şirin Hatunla birlikte 1479 yılına kadar
Trabzon’da yaşamıştır. Yavuz Sultan Selim de şehzadeliği sırasında
(1491-1512) Trabzon’da Sancak Beyi olarak bulunmuş, sonradan Kanuni
ünvanı alacak olan oğlu Sultan Süleyman burada doğmuştur.
Trabzon 16. yüzyılda, merkezi Batum olan Lazistan Sancağı ile
birleştirilerek eyalete dönüştürülmüş ve bu yeni idari birimin merkezi
olmuştur.
1859-1864 yılları arasında Kuzey Kafkasya'da süregelen Kafkas-Rus
savaşı, Çerkes ve Abaza halkının yenilgisi ile sonuçlanmış ve şehre
sayıları 360.binin üzerinde göçmenin yığılmasına yolaçmıştır. Doğal
olarak büyük bir afete dönüşen göç, salgın hastalıklar, açlık ve
toplum içinde kaynaşmalara yolaçmıştır. Çok kısa bir zaman içinde
Trabzon ve Akçakale limanları ve çevresinde ki yerleşim yereleri adeta
rezervasyonlara dönüşmüştür. Bu dönem sırasında salgın hastlıklardan
korakarak kaçan yerel halk yaylalara geçmiş ve şehirde yeni
göçmenlerle, devlet görevlilerinden başka sadece kaçamayacak durumda
olanlar kalmıştır.
1867 yılında Trabzon’da büyük bir yangın çıkmış, bir çok kamu binası
da bu sırada yanmış ve kent daha sonra yeniden düzenlenmiştir. 1868
yılında vilayet olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane,
Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon’a saldırır (14 Nisan
1916). Trabzonlulardan oluşan vurucu güçler (Milis), bu saldırı
sırasında gerilla savaşı verirler. Bu sıralarda, cepheye gönderilmek
üzere Hamidiye Zırhlısının desteğinde Trabzon Limanına gelen cephane
Trabzonlu gençlerce büyük bir heyecan içinde boşaltılıp Maçka’ya
taşınır.
Çaykara’da Sultan Murat Yaylasında (10 Haziran 1916), Of’ta Baltacı,
Arsin’de Yanbolu Derelerinde Ruslara karşı başarılı savaşlar verilmiş,
ancak o yıllardaki koşullar altında düşmanın Trabzon’a girmesine engel
olunamaz ve Ruslar 14 Nisan l916 yılında Trabzon’a girer. Rusların
Trabzon’da kaldığı bir yıl, on ay, on günlük süre içinde özellikle
Rumlar ve Ermeniler, yerli halka büyük işkenceler yaparlar; sayısız
insan öldürürler.
1917′de Rusya’da “Bolşevik Devrimi” olur, Çarlık Yönetimi yıkılır.
Bunun üzerine Rus ordusunda büyük bir panik başlar. Bu Rusların
Trabzon’dan çekilmesine de yol açar. Öte yandan, batıdan doğuya doğru
kayan ve Karadağ’da toplanan Türk Çeteleri, Akçaabat’a inerek Yüzbaşı
Kahraman Bey’in komutasında üç koldan Trabzon’a doğru yürürler ve 24
Şubat 1918 tarihinde Trabzon’a girer.
Türkiye Cumhuriyeti
Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasından sonra Mustafa Kemal Atatürk ve
arkadaşları yeni Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini kurmuşlar ve
Trabzonda yeni ülkenin yeni idari yapısında altmışbir (61) nolu il
olarak yerini almıştır.
İlin Cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir
düşünceyle değil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz
alınarak çizilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin 81 ilinden biri olan Trabzon, Doğu Karadeniz
bölgesinde yer almakta ve 4.685 km2'lik yüzölçümüyle ülke
topraklarının % 0,6'sını oluşturmaktadır.
Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzonda çeşitli fabrikalar kurulmuştur.
Ulu Önder Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon’a üç kez gelir; 1924,
1930 ve 1937 yıllarında, ilk geldikleri 15 Eylül 1924 günü,
Trabzonlularca “ATATÜRK GÜNÜ” olarak kabul edilir ve bu kendisine bir
telle bildirilir.
Toplum ve Kültür
Halk
Trabzon halkı adet , yaşam tarzı , gelenek ve görenek bakımından
kendine ve yöreye özgü özellikler taşımaktadır. Trabzonda çok çeşitli
türkmen boyları yaşamaktadır. Çepniler ise bölgede Şalpazarı ve
Beşikdüzü ilçesinin Şalpazarına yakın köylerinde 29 kadar köyde
yaşamakta olup en eski Türkmen geleneklerini hala sürdürmektedirler.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; "Fâtih Sultan Mehmed Han Gazi toprağı
mis kokulu ve mekanı cennet olsun hazretleri bu kaleyi feth ettiğinde
dört tarafında bulunan bölgelerden çeşitli insanları sürerek Trabzon’a
nakl ettirip iskân ettirdi. Öyle imar oldu ki sanki insan deryası
oldu. Halkının çoğunluğu Lazlardan oluşan insanlar topluluğudur."
demektedir. Trabzon halkının fiziki özelliklerinden söz ederken de,
"Beşinci iklimde bulunduğu için suyu ve havasının tatlılığından bütün
halkı gezip eğlenmeye hevesli ve zevk ehli olup içmeye ve eğlenmeye
düşkünlerdir. Gamsız ve aldırışsız zarif dostlar ve âşık kimseler
olduklarından yüzlerinin renkleri kırmızımsıdır. Kadınlar kısmı Abaza,
Gürcü ve Çerkes güzelleri olduklarından güzel erkek ve kız çocukları
olur ki sanki her biri birer ay parçası ve güneş pençesidirler." diye
tarif etmektedir.
Dil
Trabzonda kesintisiz altı asırdan fazla süredir Türkçe
konuşulmaktadır. Pontus Rumcası Lazca, Gürcüce, Rusça, Ermenice ve
Farsça'dan çok sayıda ödünç kelime içeren Trabzon ağzı Özellikle
alışılmadık ünsüz değişimleri ile Anadolu Türkçesi'nden derin
farklılıklar içermektedir.[7]
/ b / > / p / baluk > paluk
/ d / > / t / dere > tere
/ k / > / g / katuk > gatuk
/ g / > / c / gelin > celun (Batı Trabzon)
/ c / > / ç / came > çame
/ k / > / ç / > öküz > öçüz (Merkez Çömlekçi mahallesi, Doğu Trabzon)
Trabzon'un yöresel dilinin, Giresun çepni yöresel dilinden farkı daha
sert ve ağza geldiği gibi okunmasıdır. Örneğin, Giresun dilinde gitmek
fiilinin çekimi Gidim, gidin, gidiyuk, gidiyusunuz şeklinde yapılır.
Köprübaşı, Çaykara, Maçka, Tonya, Of, Dernekpazarı yerleşimlerinde
Rumcanın arkaik ögeler taşıyan yerel bir dialekti günümüzde de
Müslümanlar tarafından 50 civarında köyde 5,000 ile 80,000 kadar kişi
tarafından konuşulmaya devam etmektedir.[8]
Geleneksel kıyafetleri içerisinde Karadenizli çift, Osmanlı dönemi
Giyim - kuşam
Osmanlı döneminde Samsun ile Batum arasında(sahil) geleneksel giyim
(Laz kıyafeti olarak da bilinir) şöyledir:
Erkek: Başta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir
düğümle bağlanan ve kukula adı verilen siyah başlık. Üstte beyaz
mintan ve üzerine siyah aba yelek. Altta bacak arası körüklü bacak
kısmı dar zipka adı verilen siyah şalvar.
Kadın (köylü): İçte kamis adı verilen yakasız Trabzon bezinden gömlek,
başta keşan peştemal, alltta etek veya üçetek elbise (zibun)bele
bağlanan ve rengi yöreden yöreye değişen peştemal (fota. Üstte fermene
veya kadife adı verilen yelek.
Kadın (şehirli, kasabalı): Başta tepelik, Tapla, Koursi, hotoz adı
verilen gümüş ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte kamis,
üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus.
Köylü ya da şehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde
yaşayan Lazlar gibi) kesinlikle şalvar giymemektedir. Tek istisna
Şalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları şalvar giymekte ve ucu
püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır.
Müzik ve Halk oyunları
Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları şimşir kaval, kemençe, davul
-zurna ve yörede zimpona, dankiyo adlarıyla da bilinen tulumdur.
Sayısız çeşidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan
geleneksel dansların adı ise horondur. Ayrıca Türkmenler saz çalarlar
ve saz eşliğinde çeşitli oyunlar oynarlar, bunlardankolbastı oyunu
1930 yılında Trabzon'un Faroz mahallesinde başlamıştır. Farozlu
balıkçıların kendi aralarında oynadığı bir oyundur.
Mutfak
Samsun Batum arasında yeralan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri
karalahana, mısır ve hamsi olup, bu üçlünün çorbasından ekmeğine dek
sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en
karakteristik olanları şunlardır:
Mısır unundan:Kuymak (Rize'de muhlama,Vakfıkebir ve Şalpazarında
yağlaş), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek
Karalahanadan: Çorba, sarma
Tatlı olarak: Kabak tatlısı, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna
şekerli olarak tüketilir)
Hamsiden: Buğulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, kaygana
Fasülyeden (lobya): turşu kavurma
Mısırdan : Korkot (mısır çorbası)
Kültürel Yaşam [değiştir]
Ana madde: Trabzon'daki kütüphaneler
Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri Trabzon Belediye Tiyatrosu ve
Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından yürütülmektedir.Halk eğitim
merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları
yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan Devlet Klasik Türk
Müziği Topluluğu'nun yanısıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye
Sergi Salonu'nda sergilenmektedir.
Tarihi-Turistik Yerler
Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş,
Ortaçağ'da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal
güzelliklerinin yanısıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır.
Bunların en önemlileri:
Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi,Kaymaklı Manastırı(Amenapırgiç
Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios
Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste)
Manastırı, Vazelon Manastırı,
Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,
Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K,
Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios
Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia
Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas
Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii,
Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii, Trabzon valiliği ve
Valievi.
Konaklar: [Atatürk Köşkü] Memiş Ağa Konağı (Sürmene), Çakıroğlu İsmail
Ağa Konağı (Of), Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı, Sarımollaoğlu Topal
Mustafa Evi (Araklı)
Eğitim [değiştir]
Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Trabzon'da eğitim kuruluşu
olarak sekiz medrese, eğitim süresi dört yıl olan beş adet ilkokul,
bir adet sanat yurdu, bir adet askeri rüştiye, bir adet idadi ve bir
adet Darülmuallimin bulunmaktaydı. Günümüde Trabzon ilinde 815
ilköğretim okulu, 86 lise ve dengi okul ve 2 Aralık 1963 tarihinde
öğretime açılan Karadeniz Teknik Üniversitesi bulunmaktadır.
Notlar
1.^ Xenoph. Anab. IV. 8. 22; Arrian, Peripl. P. E. ss. 1, 3, 6; Scylax,
s. 33; Öztürk, 2005. s. 1117
2.^ Plinius. vi. 4; Öztürk. 2005. s. 1117
3.^ Arrian, Peripl. P. E. s. 17; comp. Tac. Ann. xiii. 39, Hist. iii.
47; Pomp. Mela, i. 19; Öztürk. 2005.Karadeniz Ansiklopedisi Roma
dönemi s. 1117
4.^ Zosimus i. 33
5.^ Chalcond. ix. s. 263
6.^ Nikephoros Gregoras, i, 149; Öztürk, 2005. Karadeniz Ansiklopedisi
s. 1111
7.^ Öztürk, 2005. s.1109
8.^ Ömer Asan. Pontus Kültürü. Belge Yayınları. İstanbul. 2000 (2.
Baskı)
meta
tag
: trabzon, trabzonspor, trabzon haber, trabzonhaber, trabzon
fotoğrafları, trabzonlular, trabzonsporlular, trabzon tarih, trabzon
kültür, trabzon fethi, trabzon ilçeleri, |